Perşembe, Mart 14, 2013

Mithatpaşa Kız Meslek Lisesi'nde anlatmışım o zaman

2007 senesiydi sanıyorum... En sevdiğim ajans stajyerlerimizden biri beni okuluna davet etmişti. Mithatpaşa Kız Meslek Lisesi'ne!

Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bir seminer düzenlediklerini benim de 2 diğer konuşmacı ile birlikte bir konuşma yapıp yapamayacağımı sormuştu. Memnuniyetle kabul etmiştim 29 yaşımdaki halimle :)

Konuşmanın başlığı "kadınların iş hayatındaki dezavantajları" idi... Tabii ben her zamanki halimle konuyu terse çevirdim. Dezavantaj değil de avantaj olarak gördüğüm konulara değinmiştim. Nasılsa dezavantajlar hakkında konuşacak 2 konuşmacı vardı :) Dinleyenlere biraz tebessüm ettirsem fena olmazdı ...

Bakın neler söylemişim. O zaman henüz çocuklar yok, evli ve kendini çok yoğun çalışıyor gibi hisseden bir iş kadınıyım... 16 kişilik ufak çaplı bir ajansın başındayım... Günlük hayatım da dahil olmak üzere o günlerde yaptıklarım bugünküne kıyasla bugünün sadece %20'si filan... ama yoğunum işte... kendimi epey becerikli de görüyormuşum :)

Notlar almışım konuşmaya gitmeden önce... Rakamlar o günkü rakamlar... Beceriklilik düzeyim o günün seviyesi ... Kayda geçsin diye yazıyorum şimdi ...


"Türk kadınları 1930'da Belediye Meclislerine, 1933'de muhtarlığa ve 1934'de Milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkı elde ediyorlar. 

1935'de ilk defa seçimlere giren Türk Kadını Atatürk'ün koyduğu kota ile 395 milletvekili arasında 18 kişiyle mecliste temsil edilmiş. Son seçimlerde ise Meclis'te 48 tane kadın milletvekili var. 

Kadınların iş gücüne katılım oranı 1990'da %34,1, 2003'de %26,9, 2004'de %25,4, 2005'de %23'e düşüyor. 

Bu düşüşteki en büyük etken de eğitim ya da eğitimsizlik sorunu. Bu bağlamda kız meslek liselerinin bu oranlara çok olumlu etkilerinin olduğuna ve olacağına inanıyorum. Kadının eğitim alması; sonrasında bu eğitimi doğru değerlendirip kendi alanında ya da benim gibi farklı alanlarda kariyer yapması hem kadının kendisi hem de çevresindekiler ve hatta ülke ekonomisi için büyük katkılar yaratmaktadır. 

Biraz önce  her 100 kadından sadece 23'ünün (2005 verileri) çalışabildiğini söyledim. şimdi biz bu çalışamayan 77 kadını bir kenara koyup çalışan 23 tanesine odaklanacağız. Bu çalışan kadınların çalışma hayatlarındaki avantaj ve dezavantajları... Kime görse avantaj ya da dezavantaj ?? Tabii ki erkeklere göre.

Şimdi bir kadın düşünelim, bir de erkek. 
İkisi de sabah kalkıyor. 
Duşlarını alıyorlar. 
İşte duştan itibaren başlıyor farklılıklar. 
Erkek 2 şampuan, 1 sabun bitiriyor duşu! --- 5 dakika
Kadın 2 şampuan, 1 saç kremi ve 1 sabun --- 8 dakika! saç kremi yüzünden 3 dakika uzadı mı duş!?
Erkek saçlarını en fazla 2-3 dakikada kurutuyor. Hatta belki hiç kurutmuyor, sadece havluyla kuruluyor ve 2-3 dakika daha kazanıyor. 
Kadın hele bir de saçları uzunsa 5-10 dakika bu saç kurutma hikayesi ile uğraşıyor. Bir de şekil vereyim filan işleri varsa 20 ila 30 dakika saçla uğraşıyor. Saçlar tamam şimdi gelsin vücut için her bölgeye ayrı uygulanacak kremler :) sonra makyaj :) neyse hazırlanyoır kadın da... Erkekten eğer bir yarım saat 45 dakika erken kalktıysa aynı anda evden çıktılar ve işe geldiler. 

Asansörde karşılaşan kadın ve erkek birbirlerine gülümsediler. Hangisinde daha çok enerji var dersiniz? 

Gün boyunca kadının işinin yanında neler yapabileceğine de bir bakalım. 
-oje sürmek
-makyajını tazelemek
-akşama ne pişireceğini düşünmek (yemek pişiriyormuşum bir zamanlar akşam eve gelip)
- akşama pişireceklerinin alışverişini yapmak
-arkadaşına doğum gününde ne alacağına karar vermek
-ve o hediyeyi almak
-e bir tane de kendine almak
-kalori hesabı yapmak
-öğlen o çikolatalı pastayı yerse kaç gün hangi yemeklerden yemeyeceğini hesaplamak
-öğlen yediği saçmalıkları eritmek için asansör yerine merdivenleri 5 kere inip çıkmak
-telefonla konuşuruken mailleri okuyup cevaplamak ve bir yandan el kol işaretiyle birilerine talimat vermek. (o zamanlar talimat veriyormuşum demek :) )
- evi boyatacağı rengi düşünmek
- temizlik gününü değiştirmek isteyen çalışanı için yeni gün düşünmek
- evdeki fazlalıkları ne zaman ayıklayabileceğini düşünmek
- dergilere bakmak

Bu arada erkek ne yaptı işini yaparken :) ?? Akşamki futbol maçını düşünmüş olabilir mi? Elbette erkekler de çok şey yaptılar... Kızıp küsmesinler bana ama yani kadınlar kadar komplike süreçleri yönetmeye çalışmadılar hani :)

Hangisinin günü daha yorucu geçti ve günün sonunda hangisi daha enerjik dersiniz ??
Bakış açısı arkadaşlar. Bardağın ne tarafı dolu ?? 
İşleyen demir mi parıldar acaba?

Akşam oldu, erkek en iyi ihtimalle biraz yemeğe yardım etti, salata filan belki... Kadın yemeği hazırladı, sofrayı kurdu, belki yemek öncesi bir spor arası verdi, duş aldı tekrar, makyajını temizledi, ertesi gün kıyafet ve çantasını hazırladı, şarabı soğuttu vs. vs. vs... 

Elbette gerçek hayat bundan ibaret değil ama kadının iş yaşamındaki dezavantajlarına odaklanmak yerine sahip olduğumuz avantajlarımıza odaklanmak bizi her zaman daha ileriye götürecektir. Bu sebeple de benim size önerim oturup hayatın kadınlar için ne kadar zor olduğunu düşünmek yerine aslında ne kadar becerikli olduğumuzu düşünmeniz. Bu becerilerle neler yapabileceğinizi bir hayal edin ve hiç durmayın. Koşun hedeflerinize :)

Tüm bunları saymamın sebebi kadınların hem iş hayatında hem de günlük hayatlarında ne kadar becerikli olduklarını biraz olsun anlatabilmekti aslında. 

Evet, başta söylediğim o her 100 kadından çalışan 23 kadının elbette bir yığın sorunu var. Avantajları var, dezavantajları var. Ancak benim görüşüm yaşanan sorunların sebebini "kadın olmak" olarak görmemek gerektiği yönünde. Kadın kendini iş hayatında kadın olarak değil, insan olarak görmeli, kadın olmayı vurgulamamalı ne kendine ne de beraber çalıştığı insanlara. 

Cinsiyet farklılığını, önce kendi kafamızda yenmeli, avantaj ve dezavantajları insan olarak değerlendirmek gerekli. "

Konuşmanın sonunda stajyerimiz bana koca bir demet çiçek vermişti. Okul öğretmenlerinin da hoşuna gitmişti sanırım. En büyük hediyem o oldu bana o gün. Hayatta iyi yerlere gelmiş konularında oldukça başarılı diğer iki konuşmacının "hayat bu kadar pembe değil" filan dediğini duymuştum ama biliyordum ki hayat elbette sadece pembe değil, hayat rengarenk... Diğer bir sürü rengin yanında pembe de var işte. Bazen sadece pembe renge bakmak ona odaklanmak da güzel oluyor.


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails