Çarşamba, Şubat 02, 2011

Pantheon / Paris

15. Louis'nin amansız hastalığından kurtulmasının mutluluğuyla Saint Genevieve'in onuruna yaptırılan bu kilise Roma Pantheon'undan esinlenilerek yapılmıştır. İnşaatı 1764'de başlamasına rağmen mimarının ölümünden sonra bir başka mimarın gözetimi altında 1790 yılına kadar sürmüş Pantheon'un yapılması.


Bir kilise olarak tasarlanan yapı Fransız Devrimi'nin hız kazanması ile Fransız büyüklerinin mezarlarının konduğu bir anıt mezar kimliği kazanmış. 1806 yılında Pantheon Napoleon tarafından kiliseye iade edilmiş ve tekrar kilise olarak kullanılmaya başlanmış. 1885 yılına kadar da birkaç böyle bir kilise bir anıt mezar kimliği ile ayakta kalan bina nihayet 1885 yılında Paris'e ait bir bina olarak kimliğini oturtmuş.



Pantheon'un ön cephesi, sütunlar ve sütunları arkanıza aldığınızdaki gördükleriniz...


İçerisi bir Yunan Haçı şeklinde dört ayrı koridordan oluşuyor. Duvarlarda Saint Genevieve'in hayatının anlatıldığı resimler görülebilir.

Mezarların olduğu alana inen merdivenler...


İçeride ismini bildiğim bilmediğim birçok Fransız'ın mezarı var. Voltaire'in mezarı önce Paris dışında bir mezarlığa gömülmesine rağmen daha sonra buraya taşınmış. Mezarının önünde bir de heykeli bulunuyor.
J.J. Rousseau, V. Hugo, Monet ve Emile Zola'nın da mezarları Pantheon'da...


Pantheon'un sadece turistler tarafından gezilmediğini de mezarların yanlarında duran taze çiçeklerden anladık.

Paris'teki son günümüzde gezdiğimiz Pantheon'dan çıkışta görünen Eyfel ile son bir fotoğraf çektirmesem olmazdı.


Vaktiniz kalırsa gezilecek bir yer.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails