Perşembe, Eylül 30, 2010

Gerçek Bir Masal / Şarap ile Kebabın Dansı



Kayra Şarap Akademisi müdürü Cüneyt Uygur gerçek bir masal anlattı bize 5 Ağustos akşamı...


Anadolu üzümlerinin taçlandırdığı şarapların Anadolu lezzetleriyle nasıl dengeli bir birlikteliğe imza attığını, masal tadında bir yolculuğa çıkararak paylaştı bizlerle…  
Ben de bu masalın kahramanlarından biri oldum o akşam… 







Şarabın Anadou topraklarında nasıl doğduğunu anlattı önce bizlere, Cüneyt Bey. Sonra Anadolu’da yetişen üzümlerden bahsetti. Bu topraklarda yetişen üzümlerin nasıl kadehlerimizdeki şaraba dönüşğünü, bir hamileliğe benzeterek anlattı. Bu süreci öyle güzel bir serüven haline getirdi ki bilen bilmeyen hepimiz pür dikkat kendisini dinledik.




Buzbağ’ın Klasik, Narince & Emir, Diyarbakır Boğazkere, Elazığ Öküzgözü ve Rezerv isimli bebeklerine hamileyken nasıl bir süreçten geçtiğine birlikte şahit olduk. Sonra bu bebeklerin doğumlarını dinledik… Göz açıp kapayıncaya kadar nasıl büyüyüverdiklerini, sonra nasıl eğitimlerden geçerek terbiye aldıklarını öğrendik.

Artık hayatlarının olgunluk dönemine girmiş şaraplar kadehlerimizle buluşmaya başladığında masal da başladı…


Bir varmış bir yokmuş...

Bir zamanlar Anadolu denen toprakların farklı bölgelerinde yetişen farklı üzümler varmış. İsimleri Emir, Narince, Öküzgözü ve Boğazkere’ymiş. Bu dört üzümün yolları gün gelmiş Kayra Şarapları ile kesişmiş. Kayra, bu üzümleri Anadolu’nun farklı bölgelerinde bulunan bağlarında yetiştirmeye başlamış. Bir bağbozumu sonrasında da, Narince ve Emir üzümlerinden Buzbağ Narince & Emir kupajını, Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerinden de Buzbağ Klasik kupajını elde etmiş. Sonra monosepaj iki şarap daha üretmişBuzbağ Diyarbakır Boğazkere ve Buzbağ Elazığ Öküzgözü  Buzbağ Rezerv adlı şarabı ise daha önce kupajını yaptığı Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerine farklı bir eğitim vererek elde etmiş.


Aynı dönemlerde bu topraklarda Anadolu motifleriyle süslenen bir mutfak kültürü oluşmaya başlamış yavaş yavaş… Mutfaklarda acılı, sarımsaklı, bol baharatlı etli yemekler pişmeye başlamış.  Çeşit çeşit mezeler, acılı salatalar, lahmacunlar, içli köfteler, çiğ köfteler,  kebaplar...

Yıllarca farklı kültürlerin lezzetlerine eşlik eden şaraplar, Anadolu lezzetleriyle tanışmaya hep bir adım geri durmuş. Ezberlenmiş alışkanlıklar engel olmuş şarapla kebabın birlikteliğine…


Ama gün gelmiş Buzbağ, “anavatanı Anadolu olan şaraplar neden Anadolu lezzetleriyle uyum sağlamasın ki?” demiş... Bu toprakların lezzetlerini bu topraklarda yetişen şaraplarla buluşturmaya karar vermiş. 


İşte ben masala tam da buralarda bir yerlerde dahil oldum...


Dans ederlerken adımlarındaki ahenk damağımda bıraktıkları dengeli lezzeti, uyum içindeki dansları birbirlerini bastırmayan aromalarını ve bakışlarındaki özlem geç tanışğım bu dengelenmiş tadı temsil etti o gece.


Efsane gurme adaylarının damaklarında bıraktığı tatlar, uyumlar farklı da olsa genel olarak şarap yemek dengesi kurulmuştu bu Anadolu sofrasında… 




Ne şaraplar Anadolu lezzetlerini ne de bu tatlar şarapları bastırmamıştı...

Masalın sonunda ne mi olmuş?

Anadolu’da yetişen üzümlerden elde edilen Buzbağ şarapları ile Anadolu lezzetleri sonsuza dek mutlu yaşamışlar.

Masalın sonunda gökten üç salkım üzüm düşş...
Biri bu masalı anlatana... Bu güzel geceyi, yazarak tekrar yaşayabildiği için...
Biri bu masalı okuyana... Bu masalın aslında masal değil gerçek olduğunu kendisi görsün diye...
Ve sonuncu üzüm salkımı da bana bu satırları yazdıran Buzbağ Şaraplarına düşş... Bu üzümlerden tekrar tekrar yeniden şahane şaraplar yapsın da hepimiz kendi mutfağımızla kendi şaraplarımızın dengeli uyumuna şahit olmaya devam edelim diye…

Unutmayın bu masal aslında bir masal değil, tamamen gerçek...

Denemeye, alışkanlıkları değiştirmeye, yeni birliktelikleri keşfetmeye kesinlikle değer...

Bugüne kadar belki de aklınıza hiç gelmediği için ya da aklınıza gelse bile “yok olmaz” diyerek uzak durduğunuz kebapla şarabın dansına kendiniz şahit olun… Damağınızda yarattığı ahenge, uyuma ve dengeye inanamayacaksınız… Hatta bir gün kendinizi benim gibi “kuru fasulye hangi şarapla uyumlu olur?” diye düşünürken de bulursanız  hiç şaşırmayın.

Hem afiyet hem de keyifler sizin olsun...


O geceden kısa ama anlaşılır örnekler...

Gövdeli Şarap - Gözlerinizi kapatın şarabınızı yudumlarken. Suya mı benziyor, portakal suyuna mı yoksa şeftali suyuna mı? Yudumladığınız şarap eğer şeftali suyuna benziyorsa gövdeli bir şarap içiyorsunuz demektir…”

Tanenli Şarap - Şarabınızı yudumladığınızda sanki çay içer gibi hayal edin kendinizi… Koyu bir çay m içiyorsunuz, açık mı? Şarabınız koyu çay tadı bırakıyorsa damağınızda içtiğiniz şarap tanenlidir.”



LinkWithin

Related Posts with Thumbnails