Çarşamba, Nisan 14, 2010

Bologna // Kızıl Şehir

Yine Nisan 2008... Kitap fuarı için İtalya'dayız... Stant açacağım... SevDiiM'le birlikte.

Fuar Bolonya'da.

SevDiiM'le Milano'da iki gece geçirdikten sonra Bolonya'ya trenle akşamüstü vardık.

Ev sahibemiz Angela bizi karşıladı ve minik arabasıyla bizi kiraladığımız evlerine götürdü, anahtarları teslim etti ve şehir merkezine nasıl gidebileceğimizi anlattı.

Şirin mi şirin bir oda bir salondan oluşan minik evimize kısa sürede yerleşiyoruz, ama karnımız feci aç. Angela şehir merkezine ulaşımı o kadar komplike anlatıyor ki biz o açlıkla şehir merkezine gitmeyi filan göze alamıyoruz. (sonraki gece keşfediyoruz ki şehir merkezine çok çok yakınız. İstanbul'dan sonra mesafe algısı değişiyor :) tabii... ) Yakınlarda bir yerlerde ayak üstü birşeyler atıştırabileceğimiz bir yer bulabilmek ümidiyle hemen dışarı çıkıyoruz. Evden fazla uzaklaşmıyoruz ki ufak bir pizzacı dükkanına rastlıyoruz. İçeri girip siparişimizi veriyoruz. Girdiğimiz pizzacı bizim pideciler gibi paket servisi de olan ufacık bir ayaküstü mekan. Pizzalarımızı alıp eve dönüyoruz ve tahmin edemeyeceğiniz kadar kısa sürede mideye indiriyoruz şahane italyan pizzalarını.

Bir sonraki durağımız Floransa'ya gitmeden önce dolu dolu bir 5 günü bu güzel şehir Bolonya'da geçiriyoruz.

Takip eden günler gündüzleri fuar, akşamları ise fuar sonrası şehir merkezinde geçiyor.






Yorgun bir işgününün ardından kadifemsi tadıyla Merlot eşlik ediyor bize nihayetinde bulduğumuz pizzacı İl Sellaio'da :)

Şahane bir İtalyan lokantası...







Bolonya İtalya'nın ikinci büyük üniversitesi ve aynı zamanda dünyanın en eski üniversitesi olan "Università di Bologna"ya ev sahipliği yapıyor. Dante ve Erasmus Bolonya Üniversitesi'nin mezunları arasında sayabileceğim ilk aklıma gelen isimler.

Şehir merkezine yakın mesafede geceleri inanılmaz bir öğrenci kalabalığı görüyorsunuz. Müzik çalıyor, içiyor ve bol bol konuşuyorlar.


Bolonya'daki binaların çoğunun kırmızı tuğlalı olmasından dolayı şehir "kızıl şehir" olarak anılıyor. Ayrıca ismine atıfta bulunurcasına da solcu bir kent Bolonya. Avrupa'nın en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden de biri aynı zamanda.

Piazza Maggiore şehrin merkez meydanı. Bu meydanın hemen yanındaki kafelerde dinlenirken oturup kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Fiyat açısından bu kafelerin turistik kafeler olduğunu unutmayın.

Gezip görülecek yerlerin çoğu birarada... Gezmesi kolay :)


İtalya'da, tabii ki Bolonya'da da ayaküstü içki içebileceğiniz bar mı desem kafe mi desem bilemediğim mekanlar var. Bu mekanlarda açık büfe tarzı ufak sandviçler, makarna, pizza gibi bol bol yiyecek var. Birşeyler içmek için mekana girdiyseniz bu yiyecekler size ikram :) İtalyanlar iş çıkışı bu mekanlara gelip bir kadeh birşey içiyorlar ve karınlarını da bu yiyeceklerle doyuruyorlar. Tabi bu hafif akşam yemekleri sayesinde bütün İtalyanlar dergi sayfalarından fırlamış kadar fit.

Bu tarihi şehirde ara sokaklarda çok ilginç butikler, manavlar, kitapçılar bulabilirsiniz. Bolonya'da tarihi ve tursitik mekanlara ek olarak bu ara sokaklara dalıp şuursuzca gezmeyi de ihmal etmeyin :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails